16 Mart 2011 Çarşamba

Galatasaray-Fenerbahçe (Bir Cuma Derbisi)





















Cuma günü oynanacak derbi öncesi taraftardudugu.blogspot.com kurucu/yazarı Murat Erdem Şengül'le birlikte soru cevap yaptık. Sorular aynı cevaplar farklı.

Keyifle okumanız dileğiyle...

1. Derbi deyince aklınıza ne geliyor?

MeS : Derbi deyince aklıma öncelikle “Galatasaray” geliyor. Her zaman inandığım ve Galatasaraylı ve Fenerbahçelilerin gözden kaçırdıkları “Fenerbahçesiz Galatasaray, Galatasaraysız Fenerbahçe olmaz” gerçeği geliyor. İki takımın taraftarları birbirlerini küçük görmeleri, hafife almaları geliyor. En hassas dönemlerinde, derbi haftalarında, derbinin özüne aykırı olan nefret duygusu ile yatıp o duygu ile kalkmaları geliyor. Körü körüne inandıkları renkler uğruna kalpler kırmaları geliyor. Başta da söylediğim gibi ne Fenerbahçesiz Galatasaray ne de Galatasaraysız Fenerbahçe’nin hiçbir tadı yoktur. Birbirimizin değerini bilmemiz gerekir.

TB: Derbi deyince aklıma hırs, mücadele, tribünler ve şampiyonluk geliyor. Bizimkisi bir aşk hikayesi! Tamam arada belki mezhep farkı yok belki siyasi düşünce farkı da yok ancak Gs-Fb derbisi tam anlamıyla bir derbi. Yalın, özüne sadık başka unsurlara takılmayan bir derbi. Dünyanın sayılı güzelliklerinden biri bu derbi...

2. Galatasaray'ın ve Fenerbahçe'nin durumunu değerlendirir misiniz?
MeS : Galatasaray üstünde yazıp çizeceğimiz bin bir türlü senaryo var. Bence tek sorun her kafadan ayrı bir ses çıkması. Ne Taraftar kendi içinde, ne yönetim kendi içinde, ne de futbolcular kendi içlerinde birlik olabilmiş değiller. Bu durumdan yola çıkarak Fenerbahçe’de bu durumun tam tersi olduğunu, takım taraftar yönetim tek yürek halinde olduğunu söyleyebilirim. Bu birlik ise başarıyı getirdi. Başarı derken mevcut durumdan bahsediyorum. Birlik bir takıma muhteşem günler yaşatırken birlik olamamak bir takımı nerelere götürüyor en açık Fenerbahçe ve Galatasaray’ın durumlarını karşılaştırırken görülüyor.

TB: Galatasaray tam bir kaos ortamında. Hagi desen başka alemde, futbolcular başka alemde yönetim keza öyle... Belki Fenerbahçe de aynı durumda olabilirdi ancak devre arasında takviye yapılmamasına rağmen takım kimyası oturdu, çarklar düzgün çalışıyor. Fenerbahçe şampiyonluğa odaklanmış halde, Galatasaray ise hedefsiz. Sanırım durumun en kısa ve net açıklaması.

3. Biraz klasik bir soru olacak ama Hagi mi Alex mi? Neden?

MeS : İstatistik olarak tabi ki Alex. Başarılar olarak tabi ki Hagi. Takımımda Hagi yerine Alex’i görmek isterim. Belki de bunun nedeni şu an Hagi’nin düştüğü aciz durum olabilir diye düşünenler olacaktır fakat Alex de Souza taraflı tarafsız herkesin beğenisini aile yaşantısı, saha içi mücadelesi, hakemler ve rakiplerle olan münasebetlerindeki tavırlarıyla kazanmıştır, tıpkı benim gibi. Alex, çünkü Alex’i bir hakeme tükürürken göremezsiniz, çünkü Alex de Souza evimizden biri.

TB: Hagi. Çünkü kimse onun attığı golleri bana unutturamaz. Bilbao'yu, Dortmund'u yıkmasını, her maçta ki hırsını, o topa vuran kadife ayağı kimse bana, bize unutturamaz. Alex değil mi? Alex de önemli bir oyuncu elbet ama bir Hagi değil tabii :)

4. Şükrü Saraçoğlu şehrin göbeğinde, Aslantepe şehir merkezinden uzak... Sizce hangi lokasyonda stad yapılması daha doğru? Şehir merkezinde mi? Merkeze uzakmı?
MeS : Taraftar maçtan önce toplanmak, muhabbet etmek, bir iki bir şeyler içmek ister. Bu tip şeyler için de şehir içindeki stat her zaman tercihimdir.

TB: Eski usüle göre yapılan stadlar şehir merkezlerinde uğrak noktalardaydı ancak hızla büyüyen nüfus ve şehirlerdeki kalabalık bunu kaldıramadı. Bundan dolayı stadyumlar şehir dışına alınmaya başlandı. Doğru karar elbett buydu ancak şehir dışındaki stadyumlar Olimpiyat Stadı gibi "çorak" bırakılmamalı. Etrafında ve içinde taraftarlar da düşünülerek kompleks bir yapı kurulmalı.

5.Galatasaray ve Fenerbahçe'nin en zayıf noktaları neler?
MeS : Fenerbahçe’nin zayıf noktası yedekleri gibi duruyor. Kenardan gelip var olan mevcut durumu çözecek futbolcu sayısı yok denecek kadar az. Böyle olmasına rağmen kabiliyetin bittiği yerde mücadele başlar. Bu zayıf noktayı da böyle çözüyor Fenerbahçe.
Galatasaray’ın zayıf noktası say say bitmeyecek gibi duruyor. Takım birbirini tanımıyor, savunma hallaç pamuğu gibi oluyor belli bir dakikadan sonra. Gol atacak oyuncu bulmak için sıkıntı çekiyorlar. Ruhunu ortaya koyamama problemi de futbolcuların en büyük sıkıntıları.

TB: Fenerbahçe'nin zayıf noktası kesinlikle şampiyonluk yarışında olması ve puan stresi olacak. Başka bir zayıf nokta göremiyorum. Galatasaray ise hemen hemen her konuda rakibine göre dezavantajlı özellikle gol yollarındaki beceriksizlik ve defansın arkasına atılan toplar büyük tehlike yaratmaya aday.


6. Son yıllarda Fenerbahçe'nin Galatasaray'a bariz bir üstülüğü var. Bunu neye bağlıyorsunuz?

MeS : Hazırlanma aşamasını daha iyi yapan bir Fenerbahçe olduğunu düşünüyorum. Futbolcuların her birine bu maçın 3 puandan daha fazla şey ima ettiği fikri enjekte ediliyor. Galatasaraylı futbolcular ise koy vermiş olarak çıkıyorlar sahaya. Önemseyenler sadece yerli futbolcular oluyor. Ezici üstünlük ise birkaç faktörün daha Fenerbahçe’den yana olunca kaçınılmaz oluyor.

TB: Tamamen psikolojik. Başka hiçbir açıklaması yok. Büyük takımlar arasındaki maçlarda bir dönem böyle seriler yakalanması oldukça olağan bir durum önümüzdeki 10 sene bunun tersine dönmeyeceğini kim bilebilir ki?


7. Cuma günkü derbinin, olası kırılma noktaları neler olabilir?

MeS: Cuma günkü derbinin kırılma noktası olarak ilk yarı skorunu görüyorum. İlk yarıyı önde kapatan Fenerbahçe, Galatasaraylı taraftarların sabrını tamamen taşırmış olacaktır ve ikinci yarı istenmeyen olayların yaşanacağı bir 45 dakika olacaktır. Burada ki kırılma noktası kesinlikle Galatasaray taraftarının maça fiilen etkisi olacaktır.

TB: Baros'un son vuruşlardaki becerisi, Alex'in sihirli değneğini yanına alıp almadığı ve son olarakta Galatasaray tribünleri maçın kırılma anlarına ve noktalarına müdahil olacaktır.


8. Derbinin Cuma günü olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

MeS : Derbinin favorisi olmaz deriz, bence derbinin günüde olmaz. 7 günü birbirinden ayırmamak gerekir “derbi” olduğu için.

TB: Maça gitmek isteyen ve çalışan insanlara yapılmış bir saygısızlık olarak görüyorum. Saçma ve gereksiz bir gün seçimi.


9. Baros mu? Niang mı? Neden?

MeS : Bu sezonu baz alırsak Niang derim. İlk geldiğinden bu yana kötü oynadığı maçlarda bile mücadelesinden hiçbir şeyi esirgemedi keza Baros’ta aynı şekilde fakat arkalarında ki ekip aradaki performans farkını ortaya koydu.

TB: Tamamen farklı tip oyuncular. Yanyana oynasalar efsane bir ikili olacak kadar uyumlu olabilirler, ancak biri teknik bilgisi ve oyun okumasıyla göze çarparken diğeri tamamen fiziksel gücüyle göze çarpıyor. Kalite olarak Baros en az 2 gömlek üstün olsa da Niang'dan bu sezon ki form durumlarıyla Niang bu maçın özelinde öne çıkıyor.


10. Derbi skoru, ve oyunun gidişatını tahmin etmenizi rica etsek?

MeS : Tahmin edildiği gibi Fenerbahçe’nin oyunu domine edeceğini düşünmüyorum. Taktiksel bakımdan Aykut Kocaman Galatasaray’ın 90 dakika boyunca oyunda kalamadığını bildiğini umarak, oyunu 90 dakikaya yayıp son dakikalarda bulacağımız goller ile maçı 2-0 alacağımızı düşünüyorum.

TB: Tedbiri elden bırakmayan bir Fenerbahçe bekliyorum. 60. dakikaya kadar gol olması mümkün görünmüyor. Golü bulan maçı kazanır bence. Tahminim 1-0 Fenerbahçe kazanır. İstermisiniz golü de Güiza atsın?
11 Mart 2011 Cuma

don revie it's only one don revie





















Don Revie ve Billy Bremner
10 Mart 2011 Perşembe

"L"eeds























1972-73, Leeds United


Jack Charlton, Norman Hunter, Paul Madeley, Gary Sprake, David Harvey, Mick Jones, Paul Reaney, Trevor Cherry, Mick Bates, Johnny Giles, Billy Bremner, Allan Clarke, Joe Jordan, Peter Lorimer, Terry Yorath, Eddie Gray.

Galatasaray'da Tek Hedef Fenerbahçe!















Galatasaray'da Tek Hedef Fenerbahçe!

Yitip gitmiş bir Galatasaray var, hiç alışmamış kadar dibe vurmuş durumda...

Transferler, borçlar, yönetim ayrılıkları, sportif başarısızlıklar. Kısaca bir spor kulübünde yaşanabilecek ne sorun varsa hepsi şu anda mevcut. Bir Lippi ortaya atılıyor, bir Terim bir de Tugay. Galatasaray o kadar belirsiz ki; ortaya atılan her spekülasyona meydan bırakılıyor. Sarı-kırmızılı camia yönünü kaybetmiş bir gemi gibi okyanusun ortasında savrulup duruyor.

Dün yapılan divan kurulu kaosun en büyük göstergesiydi. Faruk Süren, İnan Kıraç hepsi yönetimi istifaya davet etti. Adnan Polat ise pes etmeyeceğize getirdi. Kaos büyüdükçe büyüdü içinden çıkılamaz bir hal aldı artık.

Uefa Avrupa Ligi'nden elenmiş, ligde şampiyonluğu bırakın ilk Avrupa kupalarına gitme şansını bitirmiş bir takım var. Üstüne bir de Türkiye Kupası'nda gelen hüsran artık “düşünme zamanının” geldiğinin kanıtıydı adeta.

Bir sürü fikir, bir sürü formülün yerine Galatasaray'ın bu kaostan kurtulması için Fenerbahçe karşısında alınacak bir galibiyetin şart olduğunu düşünüyorum. Büyük takımlar dibe vurdukları kadar çıkmasını da bilen takımlardır. Galatasaray bu dibe vurmuşluğu, bu mutsuzluğu, bu başarısızlığı biraz da olsa telafi etmek istiyorsa var gücüyle oynayacaktır.

Galatasaray'ın Uefa kupasını kazandığı sezon Ali Sami Yen'de oynanan maçta (26 Mart 2000) Galatasaray tüm maçı baskılı oynamış ancak 1-0 mağlup olmaktan kurtulamamıştı. Galatasaray haftaya oynanacak maça çok konsantre çıkacak o kesin. 2000 senesindeki mucize bu sefer de Galatasaray adına tekrarlanır mı, ne dersiniz? 

Tottenham Kaçar!


















Azdı, coştu 2 maçta Tottenham... 180 dakikada Milan'dan gol yemeyerek, Milano da attığı golle turladı. Çeyrek final heyecanı kulüpte bayram havası estirdi adeta. İlk defa katıldıkları Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finaldeler..

Harry Redknapp, maçtan sonraki açıklamalarıyla da bu güzel bayram havasını sürdürdü.


It's been quite a first campaign in the Champions League - and we march on.
"It’s great for the club, great for the fans, great for everyone," 
"This is our first year in the Champions League and that (to qualify) was a fantastic achievement in itself.
"To have progressed and won our group, probably the toughest group and to do what we’ve done against AC Milan, top of the Italian league, is a fantastic achievement.
"It’s all about the fans, really. It’s a great night for them.
"They are proud of their club and we’ve given them something to be proud of and that’s all that matters to me."
Herkesin korktuğu Barcelona'yı da dile getirdi, "I hope we can avoid Barca!" 
Büyüksün Redknapp..
3 Mart 2011 Perşembe

#blogumadokunma











Ben bu kadar saçma sapanlığa dayanamıyorum arkadaş! 
Yok neymiş efendim, bloglarda maç yayını yapılıyormuş, digiturkmüş bilmemneymiş..

Bana ne arkadaş!

Türkiye de ki binlerce blog yazan insanla gidip korsanları aynı kefeye koyarsan bu kadar tepki alman normal değil mi? Beni ister günde 1 kişi okusun ister 100 kişi. Bu benim zevkim. Bu benim günlüğüm. 
Ben senin oyuncağın olmak için yazmıyorum ki! Yazmadım da...

Ben senin kanal listene müdahale ediyomuyum Digiturk?

Ben senin gösterdiğin saçma sapan maçlara, maç bile seçememene, paramla rezil olmaya müdahale ediyormuyum?

Digitürk'çüm eğer evinde ligtv yoksa bana ya da herhangi bir vatandaşa mail at sana maçları izleyebileceğin linklerin sitelerin listesini yollasın! 

Yeni logo yapmışsın, hayırlı olsun ama önce şu durumu düzelt bakalım hadi canımın içi...

Gelgelelim benim tutumuma. Genel olarak bloggerlar wordpress'e geçip bu durumun en az hasarla atlatma eğilimindeler. Saygı duyarım. Bense blogspot.com'da yazmaya devam edeceğim. Wordpress'e geçmeyi planlamıyorum

Bu anarşik duruma karşı sporx.com'a yoğunlaşıp herkesin okuyacağı bir platformda yazmayı seçiyorum.

Dileğim, bu yanlışın bir an önce düzeltilmesi...

Sağlıcakla Kalın...

Sporx.com Yazıları

Twitter

Blogger tarafından desteklenmektedir.

İLETİŞİM